Güzin Osmancık
Merhaba Babı-Alem’e hoş geldiniz. Alemlerin sırlı kapısı Bab-ı Alem bugün yine sizlerle birlikte çok sırlı bir konuyu inceleyecek çünkü konumuz Kabe’nin sırrı… Evet kitabın yazarı burada, önce hoş geldiniz diyorum Erdem Çetinkaya. Yazar, aynı zamanda yazar ve yönetmen çok güzel animasyonları var. Onları da konuşacağız ama asıl bugün konumuz Kabe’nin sırrı İstanbul ve o kutsal hazineler. Şimdi çok güzel bir kitap yazmış ve burada insanları çok aydınlatıcı bilgiler var. Konuşacağımız konuda yüce Allah’ın Hz Allah’ın dünya’yı güzelliği kainata koyduğu ilahi güzellik şimdi son günlerde çok konuşulan bir şey var ‘Altın Oran’. Nedir bu altın oran?
Erdem Çetinkaya
“Altın oran” aslında herkes onu farklı bir şekilde tarif etse de mesela Oglet tarafından şöyle söylenmiş; “ Bir doğruyu en mükemmel noktasından bölmek” yani öyle tarif edilmiş. Bir doğruyu öyle bir yerden bölüyorsunuz ki bunun iki parçası bütünüyle aynı orana sahip oluyor ve bir çok sanatçı bilim adamı tarafından da altın oran insan doğasının da güzelliği ve estetiği sağlıyor yani mühendislikte günümüz piyasalarında kullanılan formatların genel kanalını oluşturuyor. Geometride pek çok yerde kullanılıyor yani kısaca özetlemek gerekirse altın olan kusursuzluğu simgeleyen pek çok yerde ve doğada kullanılıyor.
Güzin Osmancık
Biraz önce konuştuğumuz gibi bunlar bilinmiyor yüzyıllar önce hep kullanılmış, piramitlerin yapımında kullanılmış değil mi?
Erdem Çetinkaya
Evet. İnsanlık tarihi kadar eski bir sayı, belki de kimin keşfettiği ne zaman tam olarak ortaya çıktığı belli değil. Zaman zaman muhtemelen keşfedilmiş unutulmuş sonra yeniden keşfedilmiş… Modern anlamıyla ilk kez bunu Fibonacci ortaya koyuyor kendi ismini verdiği bir sayı dizisi ortaya koymuş Fibonacci dizisi diye ve bu dizilimin birbirine oranı altın oranı veriyor. İlk başta sayılar yakın sayarak gidiyor ve bir oranda kilitleniyor bir anda bu sayı dizisinde… Fibonacci ‘den biraz bahsetmek bence yerinde olur çünkü Fibonacci Müslüman bilim adamlarından eğitim almış Cezayir’ de 12. yüzyılda bir matematikçi… Bilindiği üzere o zaman Müslümanlar bilimde ve fende dünyanın geri kalanına göre çok daha iyilerdi çünkü Kuran-ı Kerim’de yazan “ilim öğrenin araştırın” ayetlerini o zaman daha iyi uygulanıyordu. Şu anda tabi ki onlar unutuldu artık. İslam’ın Müslümanların bu kadar ileri olduğu bir dönemde Fibonacci Cezayir’de iken sorumlu sayı dizisini geliştiriyor ve altın oranın yeniden Avrupa’da tanınmasına ve modern sayıların Avrupa’da yeniden tanınmasına tescil oluyor.
Güzin Osmancık
Şimdi altın oran dediğimizde 1,618 i bunu mısır piramitlerinde kullanmışlar Leonardo Da Vinci çok kullanmış.
Erdem Çetinkaya
Evet, Leonardo bu sayıya delicesine bağlı diyebiliriz bütün tablolarında, yaptığı bütün mimari eserlerde bunu kullanmış ve bu oranı eserlerine daha güzel bir şekilde yansıtabilmek için bir pergel geliştirmiş hatta. Leonardo pergeli olarak tarif ediliyor bu. Kutsal Gizemler filminin fragmanında bu pergeli kullanarak bir dizi ölçümler yaptık. Burada da görebilirsiniz bu pergeli.
Güzin Osmancık
Onun dizaynını yaptığı bir pergel değil mi?
Erdem Çetinkaya
Evet , kendisi icat etmiş sürekli altın oranın ölçülerini veriyor.
Güzin Osmancık
Ve onu kullanıyor eserlerinde.
Erdem Çetinkaya
Evet, bütün resimlerinde bu pergeli kullanıyor ve onu tutturmaya çalışıyor.
Güzin Osmancık
Peki Mimar Sinan kullanmış mı? bu pergeli.
Erdem Çetinkaya
Evet Mimar Sinan’da bazı eserlerinde bunu kullanmış fakat İslam dünyasında yeterince tanınmamış bir isim, bu daha çok batı mimarisi ve sanatına yerleşmiş bir sayı .
Güzin Osmancık
Yani kiliselerde filan.
Erdem Çetinkaya
Tabi eski tapınaklarda mısır piramitlerinde filan kullanılmış.
Güzin Osmancık
Şimdi biz altın oranı akademide iken insan vücudu anatomisinde çok kullanırdık. Hep ezberlerdik yani burnun ağza oranı, yüzün burna oranı gibi bütün vücudun oranlarını, peki bütün insanlarda yüce rabbimiz bu oranı kullanmış mı? yani her insan altın orana uymuyor mu?
Erdem Çetinkaya
Herkesin uyduğunu söylemek zor.
Güzin Osmancık
Yani bu bir mükemmellik mi?
Erdem Çetinkaya
Evet. Bir mükemmellik sayısı denebilir, yani en estetik en orantılı görünebilmesi için insanın bu oranlara sahip olması gerekiyor yüzünün ve vücudunun. Estetisyenler de bu oranı kullanarak yüzü şekillendirmeye çalışıyorlar. Olması gerekenden çok uzun , mesela yüzün eninin boyuna olan oranı 1.618 i vermesi gerekiyor fakat yüzü çok uzunsa 1,2 veriyor ve orantısız bir yüze sahip olduğunu anlıyoruz içgüdüsel olarak, hani bunu ölçtüğümüzden veya bu oranı bu sayıyı bildiğimizden değil veya burnu çok uzun ağzı çok geniş olabiliyor, bu tarz yüzlerde orantısız yüzler olarak tarif ediliyor bunun bilimsel karşıtı altın orana uymayan yüzler olarak tarif edilebilir.
Güzin Osmancık
O zaman Allah’ın bir mükemmellik belgesi değil mi?
Erdem Çetinkaya
Evet. DNA’mıza da işlemiş, o orana uygun olan şeyleri bize beğendiriyor elimizde olmadan. O yüzden bunun bir güzellik simgesi veya ilahi bir mühür olduğunu söyleyebiliriz.
Güzin Osmancık
Şimdi bu insandaki altın oran, birde dünyadaki altın oran var zaten sizin kitabınızın ana fikri o atın oranın nereye denk geldiği… Kabe herhalde. Evet dünyada ki altın oranı da açın.
Erdem Çetinkaya
Evet şimdi bu fikir bana nereden geldi, biliyorsunuz bütün ressamlar yaptıkları tablolarda en önemli objeyi altın oran noktasına yerleştirmek için çaba sarf ediyorlardı ve her tablonun bir altın oran noktası oluyor. Mesela Leonardo’nun resimlerinde olsun diğer Picasso gibi ressamların resimlerinde olsun ana objenin veya başroldeki karakterin yüzünü mutlaka altın oran noktası ve bu fotoğrafçıda yapmış hatta bu fotoğrafçılıkta basitçe 3 de 1 kuralı olarak söylenir, yani 0,66 ya gelir 3 de 1 yani 0,618 e çok yakın bir orandır bu. Kabaca tarif etmek için 3 de 1 kuralı olarak değiştirilmiş bu. Şimdi dünya enlem boylam haritasında da derinliği hiç bitmeyen bu resim gibi tablo gibi düşünürsek, canlı bir tablo ilahi bir tablo bunun da bir altın oran noktası olması gözüküyor ve hiç tahmin edilmeyecek bir şekilde dünyada 5 bine yakın şehir var, çok büyük dünya şu minnacık kırmızı nokta dünyanın altın oran noktası. Ölçümlerime göre enlem ve boylam değerlerini ölçüyorsunuz 1.618 e bölüyorsunuz sonuçta bu nokta çıkıyor ve bu kadar olma ihtimali küçük bir nokta ve Mekke’ye çıkıyor .Mekke sınırları içerisinde bulunuyor bu nokta ve bu nokta’nın ne anlama geldiğini biraz daha açarsak mesela Mekke şehrinin güney kutup noktasına olan uzaklığı ile kuzey kutup noktasına olan uzaklığı’nın birbirine oranı tam olarak 1,618 sonra enlem boylam haritasının son noktaları olan şu büyük okyanusun ortasındaki son boylam çizgisi de aynı oranı verir. Her yerden Mekke ile ilgili bir 1,618 e ulaşmak mümkün bu kesinlikle tesadüfen olabilecek bir şey değil.
Güzin Osmancık
Tabiî ki.
Erdem Çetinkaya
Tabiî ki yani 5 bin şehir var neden Mekke? neden İslam’ın merkezi? neden Kuran-ı Kerimde şehirlerin anası olarak gösterilmiş, insanlığın doğum noktası olarak gösterilmiş, en kutsal şehir olarak gösterilmiş.
Güzin Osmancık
Allah’ın en çok sevdiği şehir.
Erdem Çetinkaya
Ve bu durum İmamı Bakır Hz.lerinin bir kitabında şöyle ima edilmiş; yani bu biliniyormuş dolaylı olarak demiş ki Hz Adem’e Allahüteala; “Kabe’nin yerini nefsime en güzel olan mevki ye koydum” demiş Hz Adem’e ve onu oraya yönlendirmiş, yani nefsine en güzel gelen yer demek ne demek bize mesela insan oğlunun nefsine en güzel gelen oran bir tablonun içindeki en iyi yer neresi? altın orandır. Altın orana uyuyorsa, o noktaya düşüyorsa biz onu daha güzel buluyoruz demek ki Allahüteala’nın nefsi de insan oğlunun nefsine ruhuna benzediği için yani Kuran-ı Kerim’den kendi ruhundan insan oğlunun ruhunu yaptığını ima etmiş ruhen Allahüteala ve insan oğlu ruhu arasında bir benzerlik var dolayısı ile altın oran noktası ile İslam dünyasının noktası’nın Mekke olması daha önce açıklanmış yani Allahüteala’nın nefsine en güzel gelen yerin burası olduğu ima edilmiş. Ben bunu araştırırken daha sonradan buldum yani acaba başkaları bundan bahsetmiş mi? diye ve şimdi daha da ilginç olan beni büyüleyen yani sadece dünyanın yaratılışından gelen noktalara değil de siyasi olan bir çizgiye göre de altın oran noktasına ulaşıyoruz. Bu gündönümü çizgisi mesela tamamen siyasi bir çizgi ,batı devletlerinin Hıristiyan devletleri İngiltere’nin gücünden kaynaklanan denizlerdeki hakimiyetinden kaynaklanan bir sebepten çizdiği çizgi. O çizgiye göre bile yani enlem boylam haritasının son çizgileri olarak tarif edilen tablonun iki yanına göre bile altın oran noktasının vermesi insanlığın ortak dillerinin, değerlerinin, siyasi kararlarının dahi aslında bilinmeyen gizli bir güç tarafından müdahale edildiği anlamı ve kanıtı oluyor çünkü hem kutup noktalarına göre vermesi hem de siyasi bir ana çizgiye göre bunu vermesi yani birde neden iki taraftan da 1.618 vermesi neden bir 55 değil de 2.5 değil de mükemmellik sayısını veriyor.
Güzin Osmancık
İlahi gücün tam orada imzası.
Erdem Çetinkaya
Evet, kesinlikle yani matematikten azda olsa anlayan düşünmeyi araştırmayı seven her insanın çok büyük hikmetler çıkartabileceği hatta birçok şeyin ispati olacak bir keşif olduğuna inanıyorum ve gerekli önemin gösterilmesini istiyorum.
Güzin Osmancık
Mutlaka gerekli önemi her şeyden önce gösteriyoruz çünkü Kabe’nin sırrını okuduğum andan itibaren mutlaka bunu ekrana taşımamız lazım seyircilerle paylaşmamız lazım şimdi bu Mekke’nin altın oranı yani dünyaya göre altın oranı fakat birde Kabe’nin Mekke’ye göre bir altın oranı var değil mi?
Erdem Çetinkaya
Şöyle; altın oran pergeli ile yaptığımız ölçümlerde Mekke’nin Suudi Arabistan’ın altın oran noktası Kabe’nin de Mekke’nin altın oran noktasında olduğunu görüyoruz aynı bir kelebeğin kanadında ve insan yüzündeki gibi iç içe bir altın oran öyle güzel bir tasarım aynı bir tablo yada bir desen parçası gibi, mesela bütüne göre altın oranı içeriyor o parçanın iç detayları da kendi içinde yeniden altın oranları içeriyor. Kuran-ı Kerimde bunu anlatan dolaylı yoldan anlatan bir ayet var. Ahi İmran suresi 96. ayeti şöyle bir ifade kullanılmış; “ yeryüzünde insanlar için yapılmış ilk ibadet yeri mübarek kılınmış Mekke’dir.” diyor Bekke yani Tevrat’ta ki Mekke’nin adı ve devamında şöyle diyor; “ orada çok büyük mucizeler Allah’ın delilleri insanlığa ibret verecek açık işaretler ve İbrahim’in makamı var.” diyor bize söyle demiş burada çok mucize var insanlığa ibret olacak mucizeler ve bunları araştırın ve bu ayette şöyle bir nizam görülmüş yani ben şunu düşündüm yani bu dünya bile altın orana göre belirli merkezlerle dizayn edilmişse Kuran-ı Kerim’de bunun olmaması mümkün değil. Asıl dünya Allahüteala’nın yarattığı bir güzel eser. Kuran-ı Kerim’de de Allahüteala’nın yarattığı en güzel eser ondada altın oran olması gerekir diye düşündüm ve bu 96. ayet Ahi İmran suresi 96. ayetin içerisindekilere baktım. Ayetin tamamı 47 harften oluşuyordu ne yapmam gerektiğini düşündüm, dedim ki ; “yani dünya haritasında tamamına baktık sonra Mekke kadar olan kısım mesafesine baktık orada 1.618 i bulduk bunda da aynısını yapacağım” dedim. ayetin tamamı 47 harfti 1.618 e böldüm 290 küsur çıktı. Baktığım 29 uncu harf Mekke kelimesinin son harfi yani baştan Mekke’ye kadar olan oranda ayetin tamamındaki oran tam olarak altın oranı gösteriyor yani o ayet bile altın orana göre dizayn edilmiş Mekke’yi işaret edecek şekilde dizayn edilmiş ve araştırmalarımın sonucu Kuran-ı Kerim’in tamamında da altın oran noktası olduğu bilgilerine ulaştım. Doç. Doktor Halis Aydemir hocamızın da bu konu ile ilgili bir keşfi vardı. Onun kitabını da ekledik. Film de ondan da bahsetmeyi düşünüyoruz Kuran-ı Kerim’in değiştirilmezlerini ispatlayan bir mucize keşfetmiş bu mucizede de şöyle bir durum var.
Güzin Osmancık
Yani hiçbir nokta virgül asla değiştirilemez o zaman orantı değişiyor değil mi?
Erdem Çetinkaya
Tabi, dediğiniz gibi yani Kuran-ı Kerim dokunulamaz bir şekilde dizayn edilmiş. Mesela 19 cular çıkmıştı bir ara. Onlar Kuran-ı Kerim’in değiştirildiğini filan söylüyorlardı bu yeni keşifler Kuran-ı Kerim’in değiştirilemeyeceğini ispatlıyor. Mesela onlardan da biraz bahsedeyim; Kuran-ı Kerim kendi tekrarlarına sahip olan bir kitap olarak tarihte, yani hatta şöyle bir ayet var; “ Allah sözün en güzelini tekrarlı bir kitap olarak indirdi” diye bu tekrarın maksadı hem kelimelerin tekrarı, hem bazı olayların tekrarı olarak düşünülebilir. Birde sayısal bir tekrar var. Mesela her surenin bir sayısı birde ayet sayısı var bu ikisini topladığımız zaman surenin bir matematiksel değeri ortaya çıkıyor. Mesela fatiha suresi birinci sıradadır 7 ayettir 1+7=8dir . Bu şekilde her surenin matematiksel değerini çıkartıyorsunuz. Bazıları tek ayet bazıları çift ayettir, bazıları tekrar etmiş bazıları tekrar etmemiş. Mesela insan suresi ile gülünç suresinin matematiksel değeri ise yanlış hatırlamıyorsam 103 yani tekrar etmiş. Fatiha suresinin ise 8 mesela ona benzer bir sure daha yok bazıları tekrarlı bazıları tekrarlı olmayan sureler bunların bir birlerine oranını aldığımız zaman tam olarak geriye 1.618 kalıyor. Mesela simetride, Allahüteala’nın altın oran gibi kainatın bir mührü olarak kurduğu bir oran. Mesela simetride baktığınız zaman bütün insan yüzleri, hayvan yüzleri, bedenler, gezegenler, yıldızlar, galaksilerin temel yapıları her şey simetriktir yani tesadüf olsa her şey karma karışık olması gerekir.
Güzin Osmancık
Allah’ın katında zaten tesadüf yok.
Erdem Çetinkaya
Kesinlikle, yani simetride bunu ispatlayan mucizelerden birisi yani Kuran-ı Kerim’de bir simetri var. Bunun detaylarını isterseniz şey yapalım kitaba ve filme saklayalım filmde ve kitapta daha detaylı olarak bunları görebilirler.
Güzin Osmancık
Tamam şimdi biz Kabe ve altın orandan bahsedelim.
Erdem Çetinkaya
Şimdi Kabe ilk Adem As. zamanında inşaata başladı, yerini de Cebrail As. belirledi. Şimdi o konuda alimlerin değişik görüşleri var, yani Kuranı Kerimde şöyle belirtiyor ; “yeryüzünde insanlar için yapılmış ilk ibadethanedir” yani bunu Hz Adem mi yaptı, yoksa insanlar ibadet etsin diye melekler mi yaptı? Bazı rivayetlerde meleklerin inşa ettiği bazı rivayetlerde Hz Adem’in inşa ettiği söyleniyor.
Güzin Osmancık
Bizim bilgilerimize göre yerini Cebrail belirliyor, Hz.Adem yapıyor fakat çok filmik bir şey ama ondan sonra Hz A.s Allahüteala bina yapma, inşa etme iznini veriyor ve ona göre Kabe’yi yeniden inşa ettiğini okumuştum.
Erdem Çetinkaya
Evet, tarihte yaklaşık 13 kez Kabe’nin tekrar tekrar inşa edildiğine dair rivayetler var. Tamamen yok oluyor ama ondan sonra tekrardan Hz İbrahim temellerini buluyor. Yeri asla kaybolmuyor. Temellerini bulup yükseltiyor, gene ilginç bir nokta Kabe’nin son inşaatlarından biri peygamber efendimiz (sav.) zamanında olmuş. Peygamber efendimize peygamberlik gelmeden 5 yıl önce Kabe yeniden inşa ediliyor. İlginçtir bunu pek çok insan maalesef bilmiyor. Kabe şu anda olduğu gibi değildi şu anda küp şeklinde ama eskiden dikdörtgen şeklinde idi Kabe. Ve “Hicri İsmail” denilen o Kabe’nin hemen yanında gördüğümüz yarım daire şeklindeki alan Kabe’nin içine dahildi.
Güzin Osmancık
Çünkü onun etrafını tavaf etmeden tavaf etmiş olunmuyor.
Erdem Çetinkaya
Tabi o aradan geçerseniz sayılmıyor. O tavafı tekrar etmeniz gerekir çünkü Kabe’nin içerisinde olduğu söylenmiştir.
Güzin Osmancık
Orada da Hz İsmail’le Hz Hacer’in yattığı söyleniyor.
Erdem Çetinkaya
Evet öyle bir rivayet var. Zayıf da olsa Kabe’nin içerisinde bir mezar olduğunu düşünme tabi insana farklı şeyler düşündürebilir ama o konuda kesin bir şey bilmiyorum zaten kesin bir ifade yok o konuyla ilgili. Şimdi o bölgenin dışından tavaf etmemizin nedeni Kabe’nin içinde olduğu ve eskiden o kısmın o binanın içerisinde olduğunu bilmemiz fakat eskiden malzeme yetmediği için o kısım artık o şekilde.
Güzin Osmancık
Malzemeden kazanıyorlar yani.
Erdem Çetinkaya
Ve peygamber efendimizin hadislerine göre en uzun duvarı eskiden 32 zira, en kısa duvarı 20 zira imiş.
Güzin Osmancık
Zira dediğimiz ölçü.
Erdem Çetinkaya
Zira yaklaşık 70 santime denk gelen bir ölçü birimi. Evet yaklaşık 21 metre ve 13 metreye denk geliyor. Günümüz ölçümlerine göre , 32 yi 20 ye böldüğümüz zaman gene 1.6 sayısına ulaşıyoruz modern matematiksel sistemlerle ölçtüğünüz zaman 21.3 metreye 13.1 metre gibi yaklaşık bir oran çıkıyor bu iki sayıyı da birbirine böldüğünüz zaman gene 1.618 çıkıyor.
Güzin Osmancık
Gene altın oran yani.
Erdem Çetinkaya
Yani evet Kabe’nin melekler tarafından inşasında da veya Cebrail tarafından Hz Adem’e öğretilen ilahi ilk planında da altın orana göre tasarlanmış bir tasarım söz konusu.
Güzin Osmancık
Çok mükemmel bir şey yani zaten Allah’a hayranız ama öğrendikçe Allah’ın ilmini Allaha olan hayranlık çok daha fazla artıyor. Bende şeyden bahsetmek istiyorum ilk Kabe’yi gördüğüm zamanki duygularımdan . Çok merak ediyordum yani Kabe’yi hep resimlerde görüyoruz ama resimleri ile aslını görmek asla bir değil çok farklı herhalde orada çok farklı bir tecelli var diye düşünüyorum Allahüteala’dan. Çünkü Allahüteala’yı göremiyoruz ama orada hissediyoruz çok yakın bir şekilde hissediyorsunuz onu gördüğünüz andan itibaren ve o şey yani küp yani simsiyah bir küp ama bambaşka bir küp yani anlatılması mümkün olmayan bir duygu ve Allah’ın en çok sevdiği mekan tamamen granit taşlar, yani ot yok ağaç yok Allah’tan bir su var ve düşününüz Allah nasıl burasını o kadar çok sevmiş o kadar. Mesela güzel yeşil bağlar, sular , denizlerin olduğu yer var ama demek ki orada çok farklı bir şey var enerjisi çok farklı bir şey var, yani belki de bizim bilmediğimiz.
Erdem Çetinkaya
Evet manevi sırları var tabiî ki orada çok büyük ilahi tecellileri var ve o yüzden oraya gittikleri zaman insanlar gözyaşlarına boğuluyorlar ve hiç tahmin etmedikleri bir şey, insan sadece siyah bir küpe bakarak neden ağlar bambaşka bir hissiyat var birde dünyadaki milyonlarca insanın aynı anda bir noktaya yönelerek ibadet etmeleri çok konsantrasyona neden olur onu birazda birleştirmeleri zaten o bölgedeki insanların kendilerini farklı hissetmeleri için yeterli nedenler, telepatik ruhsal enerjilere nazaran düşünce gücünün bir yerlerde manevi etkileri olabileceğine inanıyorsak zaten Kabe’de bunun olması son derece doğal.
Güzin Osmancık
Birde saat istikametinin tersine dönüyorsunuz yani normal şeyde değil terste. Şimdi bizde mesela çok enteresan merkez kaç diye bir kanun vardır donen bir şey merkezden kaçar burada da tam tersine döndükçe merkeze geliyor. Orada o kanun tersine çalışıyor.
Erdem Çetinkaya
Birde o taşın oraya gelen her kişiye şahitlik ettiği için ahiret gününde konuşturulacağı ve şahitliğinin kabul edileceği ve şefaat makamında oldacağı söyleniyor bu taşın. Ve aynı bir yüzüğün bir taşı gibi , kulla Allah arasındaki bir sözleşmenin nişanı gibi oluyor bu taş. Eskiden şifa özelliğinin olduğuna inanıyorlarmış fakat insanların yüzünden karardığı söyleniyor ve tekrar eski haline dönüp cennete görüleceği söyleniyor yani Allah katında burası insan oğluyla gerçek manada ilk buluşma Hz Adem’in ilk pişmanlığının gözyaşı ve secdesi olduğu ilk kez bir merkezin etrafında dönmesinin bir sembolü olduğu için Allah da sanki iki sevginin ilk buluşması gibi bir anlamı da var başka bir boyutta… Bu yüzden buraya Allahüteala bu kadar çok değer veriyor ve unutulmayacak bir şekle getirmiş burayı.
Güzin Osmancık
Evet Hz Ömer’in sözü ; “sen bir taşsın biliyorum ama Hz Muhammed seni öptüğü için bende seni öpüyorum ve selamlıyorum.” diyor . Zaten Hz Adem den sonra bütün dinlerin, dinler kelimesini kullanıyoruz ama inanç içinde olanların hepsinin döndüğü tavaf ettiği bir merkez, hatta Hz Muhammed zamanında puta tapanlarda yine onun etrafında dönüyor değil mi?
Erdem Çetinkaya
Şimdi aslında İslam dini halk arasında bilinenin aksine Hz Muhammet’le başlamış bir din değildir ezelden beri var olan Allah katında tek din olan tek tanrıcılık ve teslim olma ve barış dini. Ve bütün peygamberler aynı bu dini tebliğ etmişler. Ve bu dinin içerisinde neler var? namaz var, gusül var, iyi olma var, hac var, kurban var baktığımız zaman.
Güzin Osmancık
En önemlisi Allah’ın tek olduğunu ima.
Erdem Çetinkaya
Tabiî ki bunu başta söylemiştik zaten. Bütün bu ibadetlerinde dünyadaki bütün kültürlerde izlerini buluyoruz. Mesela Tevrat’ı açıp baktığımız zaman peygamberlerin gusül abdesti aldıkları, secdeler ve rükularla sürekli namaz kıldıkları bize secdelerde söyledikleri görüyoruz ve Tevrat’ta gene Mekke’dense “Beka” diye bahsediliyor yani bu Arapça, Süryanice, İbranice bunlar kardeşçe dillerdir bekke ile Mekke’nin yazılışı aynı 2 harfle oluşur Tevrat’ta bile işareti vardır. Hatta Davut As. taşın güney yanından inerek secde ettiğini söyler Tevrat’da .Neden güney yanı? Orada o zaman tabi mescidi aksa yoktu. Oğlu Hz Süleyman Mescidi Aksa’yı inşa etmişti, demek ki o zaman güneye doğru ibadet etmesinin tek nedeni oradaki Kabe’nin varlığı olabilir. Çok eski tarihsel kaynaklarda bile tarihçilerin Kabe’den bahsettiği görünüyor. Buranın dinler açısından çok önemli bir merkez olması, zaman zaman işgal edilmiş, birilerinin ellerine geçmiş ve içine putlar yerleştirmiş ve zaten İslamiyet’in doğuşunun peygamber efendimizle birlikte yeniden doğuşundan sonra burası putlardan temizlenir ve tekrar Allahüteala‘nın vaat ettiği bir yer haline geliyor.
Güzin Osmancık
Ondan öncede yine İbrahim As.‘ın oğlu tekrardan inşa etmesi lazım hatta orada bir İbrahim makamı var. O İbrahim makamı bir taş oda ama inip çıkabilen bir taşmış. Merdiven değil de üzerine çıkarlarmış İsmail As. yukarı çıkacakları zaman taş kendinden yukarı çıkarmış o şekilde Kabe’yi inşa etmişler. Ççevreden gelenler yardım etmek istemişler İbrahim As. şöyle diyor; “ bunu Allah ikimize görev olarak verdi” diyor ve yardımları kabul etmiyorlar yani böyle bir inşası var o zamana kadar yeniden yıkılmış yani sadece temelleri kalmış sonrada yeniden yapmışlar yani Kabe’nin çok macerası var çok sırları var ama sırlarından bir tanesi de bu altın oran sırrı şimdi birde altın hat mucizesi mi diyorsunuz bir hat var o, sırrı olan bir hat var İstanbul dahil bunun içine değil mi ?
Erdem Çetinkaya
Evet, bunu şöyle anlatmak lazım, Mekke’den Kudüs’e Kudüs’ten de İstanbul’a uzanan düz bir çizgi çektiğiniz zaman dümdüz bir çizgi, bu üç şehrinde dinlerde kutsal olarak bilinen ve dinler tarihinde çok önemli bir yere sahip. Ve bu üç şehrinde aynı çizgi üzerinde olduğunu görüyoruz ve basit bir şekilde değil. Mekke’nin Kudüs’e olan mesafesi yaklaşık olarak 1200 km, Kudüs’ün de İstanbul’a olan mesafesi 1200 metre yine ve dinler tarihinde de ayı oran söz konusu… Mesela İstanbul İslamiyet’in yönetim merkezi olarak belli bir süre Müslümanların elinde bulunmuş. Kudüs’te aynı şekilde Müslümanların elinde bir süre bulunmuş ve elde bulunuş sürelerinde birbirinin yarısı olmuş yani burada bir ikilik var bir oran var yani oransız hiç bir şey yok yani tarihten siyasete kadar grafikten görsel sanatlara kadar her türde bir oran söz konusu. Her şeyde ilahi bir parmak olduğunu da gösteriyor.
Güzin Osmancık
Peki Türkiye’nin altın oranında yani merkezi.
Erdem Çetinkaya
Türkiye’nin altın oran noktası Ankara/Çankaya olarak düşüyor ve Türkiye’nin ilk kuruluş sınırlarına bakarak bunu buldum.
Güzin Osmancık
Sağdan mı soldan mı?
Erdem Çetinkaya
İmada bulunmak istemiyorum ama sol altı olarak Ankara’ya düşüyor ve bu altın hat mucizesinde de ilginç bir yönü var . Bu tip olarak çizdiğimiz çizgi bildiğiniz gibi dünya 23 derece bir eğilime sahip ve bu iç şehri birleştiren çizgi tam bir hale geliyor uzaydan bakınca tam bir yukarıdan aşağıya çizilmiş bir hale geliyor gördüğünüz gibi bu 3 çizgiyi birleştiren her şey Mezopotamya olarak bilinen yer baktığınızda bir insan suretine benziyor ama bu basit bir insan sureti değil. Mesela Mekke burada şehirlerin anası olarak gösterilen noktada çocuğun doğurduğu karnına girdiği yere denk geliyor, doğum bölgesine denk geliyor. Kudüs kalp noktasına denk geliyor. İstanbul beyin noktasına denk geliyor. Şimdi bunu tarihsel süreçte baktığımız zaman İstanbul mesela tüm dinlerde Hıristiyanlıkta da Müslümanlığa geçene kadar hep yönetim noktası olmuş ve Müslümanlığın eline geçtiği zaman Müslümanların yönetim noktası haline gelmiş. Kudüs mesela kalp yani ilhamların vahiylerin yayıldığı bir bölge coğrafya. Hoş ki peygamber efendimiz dışında bilinen bütün peygamberler bu bölgelerde yaşamış tabi kalp çünkü Allahüteala’nın sürekli secde edildiği bir mekan sürekli vahilerin geldiği bir bölge olmuş Kudüs. Doğum bölgesi de mesela hacca gelen insanları bilirsiniz bir dua ettikleri zaman dualarının kabul olması çok daha kolay bir şeydir burada aslında insanların bir tohum gibi dileklerini getirip bırakabilecekleri ve sonuçlarını görebilecekleri bir enerji alanı ve Ahllah’u Teala’nın en büyük insanlara hediyesi olan Kuran-ı Kerim’de Hz Muhammed As. buradan doğmuşlar yani insanlığın dünyanın en güzel gizemli hediyesi buradan verilmiş insanlığa sunulmuş.
Güzin Osmancık
Hem Adem ilk geldiği şehirde şehirlerin anası olarak oraya geliyor.
Erdem Çetinkaya
Evet , anneliği simgeleyen insanın bebeğin oluştuğu yerin oraya gelmesi çok ilginç ve bu insan suretinin de baktığımız zaman şu şekilde dünyanın 23 derecelik uzaydan görünümü ile baktığımız zaman diz çokmuş ellerini bağlamış bir insan sureti var ilginçtir dişi bir semboldür.
yani şurada mesela ayakkabısının topuğu vardır, saçları var gibi görünmektedir ,uzun bir pelerin bol bir kıyafet giymiştir ve çok daha ilginç bir keşif daha var fayların hareketlerini inceledim yani gelecekte dünya nasıl olacak biliyorsunuz kıtalar hareket ediyor eskiden tekmiş kıtalar öyle bir sürüklenmiş ki Mekke’yi dünyanın altın oran noktasına sokmuş ve devam edecek hareketlerde Arabistan bir rotasyon yapıyor kendi etrafında Türkiye aşağıya doğru gidiyor ege aşağıya doğru gidiyor mısır yukarı doğru çıkıyor ve sonuçta oluşacak olan şekilde bu görünen insan sureti secdeye gidiyor. Zaten şu şekilde baktığınız zaman secdeye yakındır ve mısırda bir secde taşı olarak Türkiye ile gelecekte birleşiyor jeologların söylediklerine göre Akdeniz kayboluyor Türkiye daha ufalıyor coğrafi olarak ve Mısırla birleşiyor ve bunlar tabi milyonlarca yıl sonra tabi o günleri görürsek.
Güzin Osmancık
Evet şimdi kısa bir ara vereceğiz ondan sonra geri kalan kısımda Türkiye ile İstanbul’a döneceğiz Evet sevgili Babı-Alem izleyicileri Babı-Alem yine sırlar aleminin kapısından içeri giriyor Kabe’nin sırrı Erdem beyin kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. Şimdi Erdem bey İstanbul ile sırların kapısı İstanbul gelecekte acaba İstanbul’u nasıl bir gelecek bekliyor? bir altın çağ yaşanacak öyle bir duyum aldık.
Erdem Çetinkaya
Evet bütün kültürlerde altın çağdan bahsediliyor. Bütün dinlerde en uzak kıtalarda bile oradaki kültürlerde bir insanın olduğunu altın çağa hükmedeceğine dair bir rivayetler işaretler mevcut.
Güzin Osmancık
Yani hem dini literatürde yaygın hem de ona karşı olanlarda hepsinde var.
Erdem Çetinkaya
Ve tarih olarak nedense hepsi bu önümüzdeki yıllara kilitlenmiş. Bir şekilde 2012’yi çok sık duymuşsunuzdur. Şimdi Nostradamus’un kehanetleri var o konularda çok sık girmek istemiyorum çünkü hiçbir kehanet çıkacak diye bir şey yoktur çoğu da çıkmaz kehanetlerin.
Güzin Osmancık
Ama ben yine hemen kısa parantez açmak istiyorum, onların Nostradamus’un kehanetleri olduğunu düşünmüyorum ben çünkü Muhittin Arabi Hz.den kopyalamış değil mi ?
Erdem Çetinkaya
Evet Muhittin Hz. de Peygamber efendimizden kopyalamış. Ben şu şekilde İslam’ın içersinde 2012 nasıl yer alır diye düşündüm. Bir hadis-i şerifte diyor ki ; “Kabe’de baskın olduğu yıl o çıkar” diyor ve o dediği altın çağın başlamasına vesile olacak kişi.
Güzin Osmancık
Burada İsa’dan mı bahsediyor Mehdiden mi ?
Erdem Çetinkaya
Mehdiden bahsediyor. Mehdiden evet onun doğduğu yıl Kabe’de kan dökülüyormuş bu yıl ,bazı alimlerin görüşlerine göre en son çünkü Kabe’de kan dökülmesi tek. Tarihte bilinen kan dökülme oranı hicri 1400 yılında gerçekleşmiş. Yani 1979 yılının kasım ayında olması gerekli yanlış hatırlamıyorsam, evet bu yıl çıkacak deniliyor hicri 1400 yılı içerisinde.
Güzin Osmancık
Peki kuyruklu yıldızında çıkma alametinde ?
Erdem Çetinkaya
6 yıl sonra hicri 1406 yılı olmadan Halley kuyruklu yıldızı gelmiş, ay ve güneş tutulmuş bütün bunlar bunun işaretleri . Zaten bütün kültürlerde, İslamiyet dininde bu kişinin geldiği zaman bunlar olur dediği her şey olmuş. Şimdi bakıyoruz 30 ile 40 yaşları arasında ortaya çıkıyor yani 1430 ile 1440 yılları arasında ortaya çıkacak deniliyor ve Hz İsa’nın dönüş yaşı olarakta 33 yaşı gösteriliyor çünkü o yaşta göğe çıkmış yani 1400 + 33 1433’den geliyor buda 2012 yılına denk geliyor miladi olarak. O zaman Mekke’de 33 yaşında denk geliyor belki aynı kişi olma ihtimalide bazı alimlerin görüşüne denk geliyor dünyanın tek bir kişi tarafından altın çağa sokulacağına dair bazı görüşler var ama hadislerde bazen Hz İsa mehdinin arkasında namaz kılacak.
Güzin Osmancık
Mutlaka belki ona mürit olacak veya ona tabi olacak.
Erdem Çetinkaya
Ama işte bunlar sembolik diyenler var yani buradaki açık olan bu önümüzdeki yıllar da 2012 ile birlikte insanlığın uyanışı anlamında ve gerçekle hakikatle tanışması anlamında önemli gelişmelerin olacağı anlamına geliyor.
Güzin Osmancık
Peki altın çağ da maksat ne? altın çağın önemi ne olacak yani her şey altın mı olacak ?altın gibi değerlimi olacak, yoksa insanların altına ihtiyacımı kalmayacak.
Erdem Çetinkaya
Nedense hep altın üzerine gidiyoruz. Altın oran, altın çağ belki altın oranın dünya tarafından tanınıp da bilinmesi olabilir bu çağa bu yüzden altın çağ denilebilir.
Güzin Osmancık
Belki de, yani o kadar güzel bir çağ yaşanacak ki.
Erdem Çetinkaya
Tabiî ki oda ! yani asıl nedeni odur , yani söylenenlere göre peygamber efendimizin hadislerine göre; bu çağda bütün insanlar adalet ve huzur içerisinde büyük bir bolluk içerisinde yaşayacaklar ve İslamiyet ve barış bütün dünyaya yayılacak ve tek bir devlet ile dinin olacağı söyleniyor . Yani İslam mı birleşecek yoksa dinlerin birleşmesi yeni bir dinin ortaya çıkması değil yani.
Güzin Osmancık
O zaten hep yanlış anlaşılıyor dinlerin birleşimi, aslında zaten dinler yok tek bir din var yani ahhal Hz Adem’e indirildi ama belirli sürelerde yozlaşmalar yaşanmış insan nasıl işte Tevrat’ta namazının kılındığı, kadında tesettürün olduğu halde tesettürün tamamen kaldırıldığı Hıristiyanlık gibi ama neticede Hz Meryem kapalıydı.
Erdem Çetinkaya
Mesela İncil’de; “ Saçları kısa değilse kadın başını örtsün” diyor. Zaten insan doğasında da var örtünmek yani hangimiz çıplak gezdiğimiz zaman utanmayız veya çıplak birisini gördüğümüz zaman rahatsız olmayız insan doğasında olan şey din olarak söylenmiştir.
Güzin Osmancık
Kuran-ı Kerim’de bunu ifade etmek için şöyle der; “Sen Allah’ın senin fıkrasına koyduğu dinine dön ki Allah bütün insanları o dinin üstüne yaratmıştır” yani bu insanın doğuştan getirdiği bir din, aslında sonradan getirilen bir din değil. “Sen” fıkrasında olan özellikle şöyle diyor ne yapman gerektiğini kendi duanı inceleyerek buluyorsun ortaya çıkan şey din oluyor sonsuz üstün bir gücü hayal etme ve ona bağlanma ona sığınma isteği bir hak düşüncesi örtünme temizlenmek tüm bunlar zaten dinin temeli olan insan doğasında da olan şeyler.
Erdem Çetinkaya
Zamanla hep yozlaştığı için dinler demişiz ama neticede Hanif dini tek din altın çağda bu gerçek ortaya çıkacak insanların hepsinin Hanif dinine mensup olduğu ve dinlerin olmadığı ve bütün peygamberlerin Hanif dinini temsil etmek için geldiği ortaya çıkacak o zaman ayrılık ve savaş kalmayacak. Mesela senelerce haçlı seferleri yapılmış yani din kavgaları yapılmış halbuki kavga edecek hiç bir şey yok hepimiz aynı Allah’ı aynı.
Güzin Osmancık
Aslında ben bu savaşların sebebinin din olduğunu düşünmüyorum yani din alet edilmiş savaşlara yani kimse bir başkasına sen falanca dindensin diye özellikle şu modern çağın savaşlarında görüyoruz özellikle Amerika petrole ihtiyaç duyduğu için Irak’a saldırmış veya başka birçok teori var. Mesela mezhep farklılıklarında da savaşıyorlar. Mesela son izlediğim bir belgeselde gördüm bunu, İngiliz askerleri gidip Irak’ta Sünni bölgesinde ajanlar Arap kıyafetleri içinde halkı taramışlar sonra Şii bölgesinde halkı taramışlar ve bunu ırak hükümeti anlamış istemiş vermemişler ve İngiliz tankları gelip hapishaneyi yıkarak o ajanlar geri alabilmişler tabi bunlar ne derecede doğru bilmiyorum ama bir toplumu yok etmenin en kolay yolu birbirine düşürmek insanları ve bunu yapamıyorsanız da insanların dini duygularını tahrik ederek onlar sizden farklı diyerek size söyle böyle diyorlar savaş açtırmak ve bunu kendi çıkarları içerisinde kullanmak.
Erdem Çetinkaya
Tabi Türkiye’ de senelerce Alevi-Sünni kavgaları oldu yani ne kadar yanlış bir şey.
Güzin Osmancık
Tabiî ki yani hep farklılıkları ortaya çıkartarak yani hiç bugüne kadar savaş nedeni olmamış farklılıklar nedense birden savaş nedeni haline getiriliyor yani bunlar tamamen dış güçlerin bizi kolay yoldan çökertmeye çalışmaları.
Erdem Çetinkaya
Demek ki o altın çağda bunların hepsi son bulacak. Gerçekten çok güzel yani Osmanlıda o sokağa çıktıklarında sadaka verecek insan bulmazlarmış yani öyle bir bolluk olacak ki hiç kimse sadaka verecek insan bulamayacak.
Güzin Osmancık
Zaten zekat kanunun uygulanması ile dünyada ki minimum gelir düzeyi aylık 700 dolara ulaşıyormuş yapılan hesaplamalara göre, yani herkes zekat verse bütün zenginler zekat verse en fakir olanın bile aylık 700 dolar gelir oluyormuş yani bakıldığı zaman zaten çözümün İslamiyet’in uygulanması olduğu apaçık bütün dertlerimizin çözümü yine Kuran-ı Kerimde saklı.
Erdem Çetinkaya
Hepsi onda saklı Allah’ın koyduğu kanunlarda saklı. Malesef insanlar ona uymamakta inat ediyorlar. Mesela işte bir zekat oranında Allahüteala istese bir fakire veremez mi ? gökten helva yağdıran Allah onu vermekten aciz değil ki onda ne yapmak istiyor zenginin elini kullanmak, kulun elini kullanmak istiyor yani.
Güzin Osmancık
Yani şimdi biz Allaha iyilik yapamayız. Allah insanların kendisine nasıl ilgi göstereceğine nasıl kendi rızasını kazanmak için çaba harcamak istediğini görmek için muhtaç insanlar yaratmış, bazı insanları muhtaç hale sokmuş ki ; onlara iyilik yapmak Allaha iyilik yapmak oluyor “Bana iyilik yapmak isteyen onlara iyilik yapsın” diyor Allah ve bizi birbirimizle sınıyor. Emsale Allah bazı şeyler de; “Ben sana geldim, açtım beni kapından kovdun” diyecekmiş ahret’te kulda diyecekmiş ki “Ya rabbi sen hiç acıkırcısın yani sen hiç bizim kapımıza gelirimi sin sen” “ falanca kulum geldi benim adıma senden bir şey istedi sen vermedin” diyecekmiş Allah. Yani insan oğlu Allah’a iyilik yapamaz ama bir başkasına iyilik yaparak aynı Allah’a iyilik yapmış gibi olacak yani Allah bunu böyle istemiş.
Erdem Çetinkaya
Yani kulun kula yaptığı iyilik Allah’a yapılmış gibidir.
Güzin Osmancık
Kulun kula yaptığı iyilik kendine yapılmış olarak kabul ediliyor.
Erdem Çetinkaya
Evet aynen o şekilde kabul ediyor kendisini sevindirmiş gibi kabul ediyor ve ona göre mükafat veriyor Allah.
Güzin Osmancık
Gerçekten bu zekat sistemi gelmiş olsa bir tane fakirimiz kalmayacak.
Erdem Çetinkaya
Gerçekten günümüzde zaten dünya servetinin yüzde 90 ı yüzde 1 nezrinde toplanmış o kadar büyük bir uçurum var ki fakirle zengin arasında dünyanın neredeyse tüm kaynakları küçücük bir azınlık elinde sırf bunların 40 da birini vermesi ile bütün dünya insanlarının büyük bir servete kavuşmasına neden oluyor
Güzin Osmancık
Mesela bir gazetede okumuştum yani çok ultra lüks bir zümre artık parayı nerede harcayacağını bilemiyor Çin’de altın parçalarının olduğu çorba içiyor.
Erdem Çetinkaya
Evet altın kaplama pastalar filan.
Güzin Osmancık
Evet bir restoran içinde altın kalıpların olduğu bir çorba yapıyor ve onu içiyorlar. Harcayamıyorlar. İçeceğine bir fakire dağıtsa değil mi ne kadar büyük bir sevap ama işte hırsında sonu yok korkunç bir şey hırs.
Erdem Çetinkaya
Evet maalesef.
Güzin Osmancık
Şimdi o zaman altın çağ altın oranında ayyuka çıktığı tanındığı bilindiği artık insanlar tarafından keşfedildiği bir çağ olur inşallah. Peki sizin aklınıza nereden geldi bunu keşfetmek? keşfedilmişte yani bunu kitaba dökmek incelemek.
Erdem Çetinkaya
Şimdi altın oran sayısı çok eskiden beri biliniyor zaten ama bunun İslami sembollerle Kabe ile Mekke ile arasındaki ilişkisi bu rakamın içerdiği semboller bugüne kadar benim araştırdığım kadarı ile çok bilimsel bir kanıt yok. Hemen hemen hiçbir şey bulamadım yaptığım araştırmalarda. Bu araştırmaya nasıl girdim? Bir Müslüman olarak son derece rahatsızdım İslam’ın batıdaki olumsuz imajından yanlış anlaşılmasından bilim dışı gibi insanlık dışı gibi gösterilmesi her Müslüman’ı rahatsız etmesi gerekiyor, eğer Müslüman’sa… Ve bunun için bir film yapmaya karar vermiştim İslam’ın yanlış anlaşılmalarını gidermesi ve bunun hak dini olduğunu göstermesi için böyle bir filme karar vermiştim ve Allah’a dua ettim bana bir mucize vermesi insanlara sunabilecek bir delil göstermesi için ve bununla birlikte dünya atlasını açmak geldi içimden açtım şuradan göstereyim.
Güzin Osmancık
Yani bu duanızın sonucunda mı oldu?
Erdem Çetinkaya
Evet bundan sonra olan bir şey dünya haritasının enlem boylam haritasının sol alt noktasından sağ üst noktasına bir çizgi çektim ve bu çizginin Mekke’nin içerisinden geçtiğini fark ettim.Nereden kestiğine baktığımda 1.618 yani altın oran noktasından kesmiş ve bundan sonra diğer araştırmalara geçme düşüncesi aklıma geldi ve pek çok altın oran ve İslami sembollerdeki ilişkiler birbiri ardına geldi bundan sonra.
Güzin Osmancık
Evet Allah’ın çok büyük bir lütfü ve Allah’ın çok büyük bir ilhamı ,yani mesela aklınıza harita açmak nereden geldi değil mi? böyle bir şeyden sonra.
Erdem Çetinkaya
Tabiî ki yani özellikle böyle bir çaba içerisinde bulunmaya karar verdikten sonra Allah’a dua edip de böyle bir bilginin kolayca bulunabilecek bir bilgi bugüne kadar insanlığa hidayet verecek bir bilgi olmasına ben Allah’a dua etmiştim. Kuran-ı Kerim’de de orada da insanlara itaat verecek mucizeler vardır ayetinde de bu birleşince gerçekten Allah’ın çok büyük bir lütfü ile karşı karşıya olduğumu anladım. Bu heyecanı yeni yeni keşfettim.
Güzin Osmancık
Diyor ya her şey bir düzen bir intizam içinde yarattık. Yani o kadar büyük bir düzen ve nizam oran var ki her şeyde onun kudretini görebiliyoruz ve ondan sonra çok büyük bir araştırmaya giriştiniz değil mi?
Erdem Çetinkaya
Evet yani altın oran ve İslami semboller ile ilgili pek çok şeyi araştırdım. Mesela insanlarda ki yaratışın en güzel ölçüye sahip olduğunu anlatan bir ayet var . Zeytin suresinde; “İnsanı en güzel şekilde yarattık” diyor. O ayette o surenin içine nizamına baktıktan sonra da altın oran ve simetri görüyorsunuz o en güzel ölçü kelimesi öyle bir yerde kullanılmış ki surenin tam ortasına gelecek bir ayette simetrik bir düzende ve o kelimenin ayet içerisindeki yeri gene altın oran yakın bir şekilde tasarlanmış.
Güzin Osmancık
Yani oranın içinde tekrardan altın oran var.
Erdem Çetinkaya
Tabiî ki ilginç bir şey yani bunun hem edebi olarak mükemmel bir metin oluşturmak hem de o metine altın oranı şifrelemek kesinlikle tesadüfen veya kolay bir şekilde yapılacak bir iş değil.
Güzin Osmancık
Şimdi kitap gerçekten çok muhteşem bir kitap. Çokta güzel bir emek verilerek yapılmış bir kitap, şurada şeyi gördüm ben Hira dağını gördüm. Hira dağının yeri bende çok özeldir. Peygamber efendimize ilk vahiy geldiği yer ama Hira dağı gibi çok kutsal dağlar var acaba onların özellikleri nelerdir yani dağın hayatımızdaki etkisi nedir.
Erdem Çetinkaya
Yani Kuran-ı Kerimde dağların jeolojik etkisi yeryüzünün sabitini değiştirici ve güvenliği sağlayıcı bir jeolojik etkisi olduğundan ,depremleri azaltma etkisinden bahsediyor. Kuranda; “bir kazık olarak onları var ettik” diyor bu yönüyle insan oğlunun güvenli huzurlu bir ortamın jeolojik olarak yaratıldığı söyleniyor bunun söylenmesi bilimsel açıdan da bir mucize olarak tanımlanabilir çünkü tabi dağların bir kökleri olduğu kazık olduğu depremleri önlediği bilinmiyordu eskiden ve bunu bilinmesi çok zordu.
Güzin Osmancık
Dağların olduğu yerlerde deprem. olmuyor değil mi?
Erdem Çetinkaya
Yani tabiî ki sarsıntıyı engelliyor ve o yüzden evlerin tepelere kayalık yerlere büyük dağların olduğu yamaçlara yapılmasının deprem riskini son derece azalttığı söyleniyor ve manevi olan etkisi şöyle olabilir; psikolojik olarak insanı dünyadan soyutlayan bir yapısı vardır dağların. Biraz daha ilahi bir bakış açısı olarak düşünülebilir. Birde manyetik enerjiler açısından baktığınız zamanda bunun şöyle bir fizik kuralı vardı ; bir elektrik manyetik bir elektrik akımı başka bir yere atlarken ve geçmeye çalışırken bu cismin en uç en sivri noktalarından geçip oradan atlamaya çalışır. Yeryüzünün manyetik enerjileri de uzaya atlamaya geçerken yeryüzünün en sivri noktalarında birleşir tabiî ki bunda dağlar olabilir . Şimdi birde şöyle görüşler var mesela bazı dağların farklı enerjileri topladığı yoğunlaştırdığı bazıların iyi enerjilerini topladığına dair görüşler de var Hz İsa’nın zeytinlik dağı Hz Musa’nın Sina dağı peygamber efendimizin Hira dağı, bunların mistizme ve ruhaniyete açılan manevi duyguları beslediğine dair görüşler ağırlıklı. Doğal olarak kutsal kitaplarda da bu şekilde geçiyor ama her dağ böylemidir bilemeyiz.
Güzin Osmancık
Bilemeyiz öncelerde peygamber efendimizin hep o dağa çıkarak değil mi Allaha yöneldiği.
Erdem Çetinkaya
Evet inzivaya genelde dağda çekilmiştir.
Güzin Osmancık
Ve o peygamber efendimizin Hira dağı çok enteresan o kadar küçük ki ben onu böyle büyük bir dağ çok azametli bir dağ olarak düşünüyordum. Azametli derken orada diyor ki Cebrail As. ile karşılaşıyor sonra Cebrail As. ona gerçek yüzünü gösteriyor melek yüzünü kanatlarını filan o kadar büyük bir alan kapladığı düşünülüyor ki o kadar küçük bir alan ki zaten mağarada mağara değil yani başınızın üzerinde sadece bir taş tek bir insan secde ettiği zaman bile belinden aşası dışarıda kalıyor dolaştığı yerde şöyle şu kadar bir yer 3-4 kişi bir araya gelse o mekana sığamayacak öyle bir yer ama oraya çıktığım zaman inanılmaz bir ruhaniyeti var çok çok güzel yani demek ki oralarda çok farklı bir şeyler var ki peygamberler hep öyle yükseklere çıkıyorlar.
Erdem Çetinkaya
Zaman zaman benimde başıma geliyor, pikniğe gittiğimiz zaman bir kır gezisinde bir yerden geçerken sanki orada farklı bir şey olduğunu hissediyorsunuz orada hiçbir şey yok ama durup etrafınıza bakıyorsunuz sanki size farklı bir şey varmış gibi hissettiriyor o mekân bazı şehirlerde de böyle şeyler oluyor mesela bir yerden bir yere giderken bir şehre girdiğiniz zaman sanki birden atmosfer değişir konu değişir hissettikleriniz değişir .Bu şehirlerinde insanlar gibi duygularının ruhlarının olmasından kaynaklanıyor o şekildeki insanlarında duyguları da ona etki ediyor yani telepatik bir ağın içine giriyorsunuz ve o ağın içine girer girmez o duygu sizi çekiyor mesela cami içine girdiğiniz zaman o huşu içerisinde ibadet eden insanların bıraktığı o pozitif enerji sizede huzur verecektir.
Güzin Osmancık
Mesela camiye giren bir alkoliğin hiçbir zaman canı orada içki istemez veya bir sigara tiryakisi camide oturduğu müddetçe canı hiç sigara içmek istemez yani orada çok farklı bir ruhaniyet var ki orada o nefsindeki hâkimiyeti bir anda bıraktırıyor mesela İstanbul da da çok farklı bir ruhaniyeti var değil mi maneviyat olarak İstanbul.
Erdem Çetinkaya
Evet, doğrudur tabi mutlaka vardır tabi içinde kaldıkça başınıza gelen olaylar o şehrin hakkındaki değerlendirmesini i etkiliyor ama bende İstanbul’a gittiğimde o maneviyatı hissetmiştim
Güzin Osmancık
Eski İstanbul da çok daha farklıydı ama yinede İstanbul o maneviyatını kaybetmeyen bir şehir. . Şimdi süremiz çok kısaldı ,bilim adamları bu konuya nasıl bakıyorlar onaylıyorlar mı onaylamıyorlar mı ?
Erdem Çetinkaya
Şimdi ben bu keşfi yaptıktan sonra tabi İslamla ilgili bir şeyler söylerken çok dikkatli olmak gerektiği için bilim adamlarına danışma gereği hissettim coğrafyacının matematikçinin ve bir kaç bilim adamının daha incelemesinden geçmesi için çaba harcadım ve onlar incelemelerini yaptılar ve bu meselenin doğru olduğunu ve hesaplamaların doğru yapıldığına dair onaylanmış belgeleri hazırladılar ve bunları bizden isteyen bazı devletlerin liderleri oldu ve onlara gönderdik yurt dışında bazı bilimsel kuruluşlara gönderdik ve eğer bunlar olumlu sonuçlanırsa inşallah uluslar arası güzel bir dönüşüm olacak.
Güzin Osmancık
Erdem bey çok değişik bir teknoloji ile animasyonlar filmleri hazırlıyorsunuz ve bunu da filme döktünüz değil mi yani sinema filmi olarak hazırladınız.
Erdem Çetinkaya
Belgesel sinema filmi.
Güzin Osmancık
Tamamen bilgisayarda mı hazırlandı ?
Erdem Çetinkaya
Yok, gerçek çekilen sahneler de var ama ağırlığı bilgisayar teknolojisi sahneleri ile oluşuyor ve Hollywood da Amerika da kullanılan teknolojiler kullanılıyor bu filmde. Görsel olarak yabancı filmlerde belgesellerde gördüğümüz teknik kalite üstünlüğü ne ise bunda da inşallah aynısını göreceksiniz bunu özellikle böyle yapmaya çalıştık çünkü Müslümanlar olarak bilim ve teknolojiyi takip edemez olarak bilinen imajını da yıkmak istiyoruz. Bir Müslüman da dilerse eğer, bunlarla yarışabileceğini göstermek istedik ve bu meselede en güzel şekilde anlatılması en iyi fikirlerle en vurucu şekilde anlatılması bununda hakkını vermek için elimizden geleni yapıyoruz bunun için tabiî ki bunu yapmak pek çok zorluğu yanında getiriyor işte sponsora ihtiyacımız oluyor yapımcıya ihtiyacımız oluyor bu konularla ilgili görüşmelerimiz de devam ediyor tekliflere de açığız eğer bizlere katılmak isteyen olursa mutlaka.
Güzin Osmancık
Böyle bir projeye mutlaka çok büyük sponsorlar talip olmalı diye düşünüyorum.
Erdem Çetinkaya
İnşallah, bizlerde bekliyoruz.
Güzin Osmancık
Evet buradan da duyuruyoruz Kabe’nin sırrı sponsora ihtiyacı var film hazır değil mi?
Erdem Çetinkaya
Film bitmek üzere az bir kısım kaldı yaklaşık % 20 filan kaldı ama en zor sahneler geriye kalanlar en çok bütçe gerektiren sahneler. Bu arada filmde anlatılanların sadece 3 de 1 i kitapta var yani her türlü gizemi kitaba verip de gelmemezlik yapmasınlar filme.
Güzin Osmancık
Ama yani görsellik çok güzel, çok güzel görseller var mutlaka filmi çok farklı olacak.
Erdem Çetinkaya
Evet, kutsalgizemler.com dan da takip edebilirler filmle ilgili gösterim tarihini.
Güzin Osmancık
Yani şu anda film tarihi belli değil.
Erdem Çetinkaya
Önümüzdeki aylarda gösterime girecek çok bekletmeyeceğiz inşallah izleyenleri.
Güzin Osmancık
Çok teşekkür ediyoruz bizde böyle güzel bir proje için böyle bir güzel bir kitap için ve bu kadar güzel araştırmalarınız ve gayetinizden dolayı çok teşekkür ediyoruz . Pogramımıza da katıldığınız içinde teşekkür ediyoruz. Süremiz doldu ben programı kapatmak zorundayım. Çok hızlı geçti ,çok bilgiler öğrendik sayenizde. Seyircilerimiz adına da çok teşekkür ediyorum.
Erdem Çetinkaya
Ben çok teşekkür ediyorum bana bu fırsatı verdiğiniz için.